Güney Asya Turu Gezi Notları – 3 : İran

Home » Güney Asya Turu Gezi Notları – 3 : İran » Asya Turu » Güney Asya Turu Gezi Notları – 3 : İran

4 Eylül

Doğubayazıt, Gürbulak Sınır Kapısı – İran, Tebriz 320 km

“Hayat varılacak yer değil, yolculuktur”

R.W. Emerson

agri1
Sabah 06.30’da uyandım. Doğubayazıt’ta meşhur kelle paça çorbasını içtikten sonra önce İshak Paşa Sarayı’na gittim. Fakat burası 09.00 da açılıyormuş. Biraz fotoğraf çekip Gürbulak Sınır Kapısı’na doğru yola koyuldum. Yol boyu solumda kalan Ağrı Dağı bana eşlik ediyordu. Görkemiyle bana selam veriyordu ve her iki yakaya da “Gözüm üzerinizde!” der gibiydi. Zaman, zaman durup fotoğraf çekiyordum. Gürbulak Sınır Kapısı’ndan işlerimi kolayca halledip İran kapısına geldim.

gurbulak
Sınırda iş takipçilerinin ücret karşılığında sınır işlerimi yapma ısrarlarını es geçip, kendi işimi kendim hallederek geçiş yaptım. Kapıda 100 Dolar bozdurup 300.000 Tümen aldım ve Tebriz’e doğru yola koyuldum.

iran1
Yolda bir benzincide durup depoyu doldurdum. Pompacı Azeri’ydi, sesi güzel olunca bir de İbrahim Tatlıses’ten türkü söyledi. Soğuk su ve şeftali ikramından sonra yola koyuldum. Benzinin litresi 700 tümen’di yani 1,2TL gibi. Tebriz’e yaklaştığımda daha önceden belirlediğim Gosteriş Otel’i aramaya başladım.


tebriz1

Baktım aramak zor olacak, bir taksiyle 7.000 Tümen’e anlaşarak beni otele götürmesini söyledim. Arkasından takip ederek otele geldim. Taksici benden 10.000 Tümen istemeye çalıştı bende tepki gösterdim. Neyse 8.000 Tümen vererek taksiciyi yolladım. Bende otele gittim. Otel tahminimden daha kötü geldi. Bu parayı hak edecek bir otel değildi. Daha fazla zaman kaybetmemek için “Lanet olsun, tamam!” dedim ve otele yerleştim. Hemen arkasından İran sim kartımı telefonuma taktım fakat Facebook İran’da yasak olduğundan oralarda bir telefon tamircisi bulup Facebook sitesini açmak için bir uygulama indirttim. Bu sayede Facebook’tan bilgi paylaşımına başladım. Yemek yiyebileceğim ve gezebileceğim bir yer sordum, bana bir AVM adı ve adresi verdiler. tebriz2Ben de bir taksiye binerek oraya gittim. AVM’nin bir ortağı Ali Polat adında bir işadamı imiş. AVM bildiğiniz sıradan bir yerdi. Türk markalarının bolca olduğu bir yer. Orada saçma bir yemek yedikten sonra otele döndüm. İshal olmuştum, haşlanmış patates ve muz yedim. Yatıp uyudum.

 

5 Eylül

Tebriz

“Ayaklar, kalbin gittiği yere gider.”

Afgan atasözü

tebriz3

Çok pahalı olan Gosteriş Otel’den ayrılıp daha uygun bir otel aramaya başladım. Aramalarım sonucunda 15 Dolara başka bir otel bulup oraya yerleştim. Bu otelin otoparkı yoktu bende motorumu Gosteriş Oteli’nin otoparkına bıraktım. Tebriz; İran’ın kuzey batısındaki en büyük yerleşim yeri. Aynı zamanda eyaletin, Tebriz Şehristanı’nın da yönetim merkezi olan şehrin 2006 yılı resmi nüfusu 1.378.935’miş. Şimdi daha da kalabalıklaşmış. Şehir nüfusunun çoğunluğunu Azerbaycan Türkleri oluşturuyor, halkın dili Azerice. Nüfus açısından İran’ın Tahran, Meşhed ve İsfahan’dan sonra dördüncü en büyük şehri olduğu belirtiliyor. Sanayi olarak İran’ın ikinci şehri Tebriz: Öte yandan İran’ın en kirli havasına sahip şehirler listesinde de ikinci sırada. Tarihte birçok ulusa ev sahipliği yapmış. Fetihlerle el değiştirip durmuş bir kent burası. Şems de Tebrizli, bildiğiniz Mevlana’nın Şems’i. Biraz daha etrafı gezdim, dolaştım, tekrar otele dönüp uyudum.

 

6 Eylül

Tebriz – Kum 780 km

“Tek bir kişiyi özlersiniz ve her yer ıssız gelir.”

Lamartine

Sabah 06.00’da uyanıp otelden çıktım. Taksiye binip otoparka gittim ve motoruma binip Kum’a doğru yola çıktım. İran’da yollar çok güzel ve rahat. Tebriz-Zanjan arası otobanda yol boşken hızım 160-170’lerdeydi.Bir ara kalın ve derin tırmıklanmış yolda motorun stabilitesi bozuldu ve gidon sağa sola doğru hırçın bir şekilde savrulmaya başladı. Hani köpek bazen ısırdığında kafasını sağa sola doğru seri bir şekilde sallar ya, aynen öyle bir durumdu. O an her şeyin bittiğini ve yolculuğun buraya kadar olduğunu düşündüm. Felaket bir durumdu. Sanırım100 metre kadar böyle gittim ve sonunda motor normale döndü. Sağa doğru yanaşıp motorumu durdurdum. Biraz nefes alıp kendime geldikten sonra tekrar yola devam ettim. Zanjan’a 90 km kala yaşadığım bu olay beni biraz sarstı. Tahran’ın içine girmeden kenarından gitmeyi planlıyordum ama yanlış yola girmişim ve 2 saat kadar o kalabalık trafikte zaman kaybedip tekrar Kum’a devam ettim. Yazd’ın kenarından geçtim. 2013 yılında Yazd’ı gezdiğimden tekrar girmek istemedim. Kum’a akşamüzeri geldim ve yol kenarında bulunan Rose Otel’e yerleştim.

tebiz4Otel 90.000 tümen’di. Otele yerleştikten sonra dışarı çıkıp yemek için etrafı gezindim. Bir yerde nohut ezmesinden köfte gibi yapılan yağda kızartılmış köfteler, ekmek arası soğan salatası ile beraber servis ediliyor. Nüfusun büyük çoğunluğunu Azeriler oluşturuyor, eyalet yedi şehristana ayrılmış. Zanjan bıçak yapımıyla çok ünlü, geleneksel gümüş işlemeciliği de önemli bir işkolu. Köylerde ise halı dokuma sanatı epeyce yaygın.

Yemek sonrası otele dönüp uyudum.

 

 

7 Eylül

Kum (Qom) – Esfahan 320 km

“Oraya, zaten orada olduğunuzu fark ettiğiniz de varmış olursunuz.”

Eckhart Tolle

kum1Sabah erkenden uyanıp Kum’da bulunan İmam Rıza’nın kız kardeşi olan Fatima Ana’nın mezarını ziyaret etmek istemiştim, fakat hem çok kalabalık hem de motorumu park edecek yer bulamayışım yüzünden ziyaret etmekten vazgeçmek zorunda kaldım. Kum, İran için önemli bir yer. Dini motiflerin ve mollaların yoğun olduğu ve eğitim gördükleri bir bölge: Molla Humeyni’nin doğum yeri. İran’da eğitim gören mollaların tamamı bu şehirdeki medreselerde eğitim görüyor. Fatima türbesi, Cemkeran Camii ve Humeyni’nin evi en çok gezilen yerleri. Burada bir fırıncıdan 200 Dolar bozdurdum ve karşılığında 618.000 Tümen aldım. Bolca fotoğraf çektim, sonra motorumu yıkattım. Ardından İsfahan’a doğru yola koyuldum. İsfahan’a saat 14.00 gibi geldim. 2013 yılında kalmış olduğum Azadi Otel’e gittim, fakat burada boş oda yoktu. Başka bir otel aradım ve Saba Otel’de yer buldum, 100.000 Tümen’e anlaştım. Motorumu parka alıp odaya çıktım. Geçen seneden tanıştığımız İranlı arkadaşlara ulaşmaya çalıştım fakat bağlantı kuramadım. Bende İsfahan’ın çok önemli tarihi köprüsü olan 1600 yılında yapılmış Zayende nehri üzerindeki Sio-Se-Pol köprüsüne gittim.

kum3

Köprünün 33 gözü ve 33 kemeri var. 300 metre uzunluğu ve 14 metre genişliği olan bu köprü hâlâ ayakta ve kullanılıyor. Bunun dışında dünya mirası listelerine alınan Nakş-ı Cihan Meydanı, Ali Kapu Sarayı ve Lütfullah Cami görülmesi gereken yerler. Akşam gençlerin ve ziyaretçilerin akınına uğruyor: Köprünün akşam ışıklandırması oldukça etkileyici. Daha sonra ulaşamadığım arkadaşlarla irtibat kurdum ve Sio-Se-Pol köprüsünde buluştuk. Toplam beş kişiydik ve beraber dolaşmaya başladık. Bol bol fotoğraf ve video çekimleri yaptım. Nar ekşili cıvık bir dondurma yedik. Artık vedalaşma vakti gelmişti, ben otelimin onlarda kendi evlerinin yolunu tuttular. Akşamı bitirmeden otele yakın bir yerde harika bir doğal kelle paça çorbası içtim. İsfahan son derece modern ve tarihi bir yer. Yarın Kerman’a doğru yola çıkacağım.

kum4

İran – Kum

8 Eylül

İsfahan – Kerman 680 km

“Yolları ayrı olanlar birbirine danışmazlar.”

Konfüçyüs

esfehan1Sabah yine erken kalkıp 700 km’lik İsfahan-Kerman yolu için hareket ettim. Kahvaltı yapmamıştım. Yolda elma, armut ve ceviz aldım, biraz onlardan atıştırdım. Otlu ayran içtim ve saat 17.00 gibi Kerman’a geldim. Çok açtım. 45 Dolar’a bir otel buldum ve orada kalmaya karar verdim. Sabah kahvaltısı ve akşam yemeği ücrete dâhildi. Bu arada otelde benden başka Slovenya vatandaşı İgor ve karısı vardı. Sıkı bir motosiklet gezgini olan bu çift yine motosikletleriyle İran’ı geziyorlarmış. Selamlaştık ve yes, no, vücut dili karışık anlaşmaya çalıştım. Akşam balık, mercimek çorbası ve yanında domates salatalık söğüş vardı. Yemekler gayet güzeldi. Özellikle domates harikaydı. Kerman eyaletin büyük şehirlerinden biri, ekonomi fıstık üretimine bağlı gelişmiş. Ilıman bir iklimde kurulmuş. Yarın Zahedan’a doğru yolculuk var.

zahedan1

9 Eylül

Kerman – Zahedan 500 km

“Hiçbir yol yoktur ki, sonu olmasın.”

Hafız Şirazi

kerman3

Sabah 07.00’de İgor ve eşiyle beraber kahvaltı yaptık, sonra motorlarımıza binip beraber 20-30 km gittikten sonra onlar İran’ı gezmek üzere bende kendi rotama doğru ayrıldık. Yol boyunca benzin sıkıntısı uyarılarının tam tersine hiçbir sıkıntı olmadı. Zaman, zaman polis-asker kontrollerinden geçtim. Herhangi bir sorunla karşılaşmadım. Bam’a kadar yol fena değildi fakat Bam’dan sonra yol çöle döndü ve sıcaklık gölgede bazen 46 dereceyi gösteriyordu. Birkaç yerde yine pasaport vs. kontrolleri oldu. Çölün ortasında yanmış ve terk edilmiş bir TIR ürkütücüydü.

kerman1Artık Belucistan bölgesine girmiştim ve tehlikeli bir coğrafyaydı. Doğal olarak askeri kontroller ve yerleşkeler artmıştı. Pakistan sınırına yaklaştıkça ilkellik ve geri kalmışlık kendini göstermeye başlamıştı. Zahedan’a saat 15.00 gibi giriş yaptım. 90.000 Tümen’e Amin adında bir otelle anlaşarak odama çıkıp duşumu aldım ve sokağa çıktım. Zahedan az gelişmiş ve yoksul bir yer. Halk daha çok yöresel kıyafetleri tercih ediyor. Pakistan sınırına çok yakın olması da ayrı bir özelliği. Peştun, Belluci ve Sistaniler yaşıyor şehirde. Tekstil, gıda ve seramik iş kolları kentin ekonomik gücünü oluşturuyor: Uluslararası bir hava alanı mevcut. Çarşı pazar daha otantik ve doğal, çarşıda nohut ezmesinden yapılmış köfte kızartması yedim. Otele dönüp problemli olan internet erişimi konusunu çözmelerini istedim. Bu sorunumu halleden otel çalışanları işimi oldukça kolaylaştırdılar. Çünkü paylaşımlar, bilgi edinmem ve iletişim için internet son derece gerekliydi. Bugün de böyle geçti, yarın buradan Pakistan sınırına gidiyorum. Yol beni çekiyor ve götürüyor başka yaşamlara, başka iklimlere, başka ufuklara.

 

Leave a Comment